Yazı Detayı
19 Ocak 2015 - Pazartesi 12:29 Bu yazı 1518 kez okundu
 
Küreselleşme Süreci, Geleceğin Eğitimi ve Risklerimiz!
Metin AKGÜN
 
 

İnsanlar ve dolayısıyla toplumlar her geçen gün artan hız ve şiddette biri birini takip eden, bazen biri biriyle kesişen yerel ve ülke sınırlarını da aşan yoğun faaliyetlere giriyorlar.

Her geçen gün artan teknolojik gelişmelerin de yönettiği iletişim, yoğunlaşan seyahat döngüsü, ekonomik faaliyetler, ticaret, spor müsabakaları, yeni tür meslekler ve hatta popüler müzik artık tek bir ülkenin sınırları içine sığmaz hale geldi. Bu gelişme en muhafazakâr şahıslarda yaşanan bu halin kabul edilmesi gereken bir olgu olduğu ifade edilmektedir.

Daha önceleri yerel olduğu mütalaa edilen birçok ilişki ve faaliyet, uluslararası bir niteliğe kavuştuğu da söylenebileceği gibi, değişik ülkelerden insanların bir araya gelmesinin, mal, hizmet ve fikir alışverişinde bulunmasının, birbirlerinin tecrübelerinden yararlanılmasının faydasından da söz edilebilir.

Kaçmazoğlu, “küreselleşme, dünya ölçeğinde ekonomik, siyasal ve kültürel bütünleşme, fikirlerin, görüşlerin, pratiklerin, teknolojilerin küresel düzeyde kullanılması, sermaye dolaşımının evrenselleşmesi, ulus-devlet sınırlarını aşan yeni ilişki ve etkileşim biçimlerinin ortaya çıkması, mekanların yakınlaşması, dünyanın küçülmesi, sınırsız rekabet, serbest dolaşım, pazarın dünya ölçeğinde büyümesi ve ulusal sınırların dışına çıkması, kısaca dünyanın tek pazar haline gelmesi olduğunu vurgular. (Kaçmazoğlu, 2002, 49)

Küreselleşme, ulusal hükümetlerin ekonomik rollerini azaltmış, küresel rekabetin ülkelerden çok, uluslararası şirketler arasında olmasına yol açan bir süreci hızlandırmıştır. Artık küresel rekabet, İngiltere ile Almanya, Japonya ile ABD veya Avrupa ile ABD arasında olmaktan çok, Fuji ile Kodak, Boeing ile Airbus, Compaq ve Toshiba arasında olmaktadır. Bu süreç aynı zamanda iş dünyası ile ulus devletler arasında giderek artan bir amaç çakışmasının varlığını da haber vermektedir. (2)

Küreselleşme ile zaman ve mekan sınırları ortadan kalkarken dünyada olup biten her şey bütün insanlığa mal edilirken, insanlığın ortak değerleri vurgulanıp kültür ve medeniyet yeni baştan anlamlandırılmakta, İnsan hakları, özgürlük, adalet ve eşitlik gibi kavramlar yaygınlaştırılmakta, bireyselleşme teşvik edilmekte, ülkeler arasında çeşitlenmiş işgücünün serbest dolaşımı sağlanırken, üretim ve tüketimde rekabet artmakta, ekonomik kalkınma için kitlesel olarak yetişmiş nitelikli nüfusa ihtiyaç olduğuna dikkat çekilir.

Ancak altın yaldızlarla süslenerek toplumsal istekliliğin teşvik edildiği küreselleşme yönünde yaşanan kaçınılmazlığın getirdiği risklerden;

Küreselleşen dünyada gecikmiş ulusal devletler ekonomik, siyasal ve kültürel açıdan büyük devletlerin açık etkisine maruz kalındığı, yaşanan bağımlılık durumunda ulusal sınırlar yok sayılacağı, milli egemenlik ve bağımsızlık gibi kavramların içinin boşaltılacağı, emperyalist amaçların küreselleşme adı altında meşrulaştırılmaya çalışıldığı gözden kaçırılmaktadır.

BALAY’ın (2004) tespitlerinde yer alan;

• Küreselleşme süreci toplumları birbirinden farklı ve hatta zıt olan iki yöne doğru çekmeye başlarken Birinci yönde toplumlar daha da yakınlaşıp bütünleşirken, öteki yönde ulusalcılık, etnik ulusalcılık ile parçalanma sürecine sokulmuştur. Birbirine zıt bu iki durum, üye ülkeler için bir yandan küreselleşme sürecinin dışında kalmamak, öte yandan ulusal bütünlüğü korumak gibi bir ikilem yaratmıştır.

• Dünyadaki ülkelerin üretim gücü ve tüketim olanakları aynı değildir. Bu yönden sanayileşmesini tamamlamış ülkeler daha üstün durumdadır. Küreselleşme zenginleşmenin ve refahın dağılımı kadar, fakirlik ve sefaletin dağılımını da hızlandırmıştır.

• Dünyada eğitim sürecine katılan insanların sayısı giderek artmaktadır. Her kademedeki eğitim kurumları teknolojik imkânları kullanarak insanların bilgi ve beceri düzeylerini yükseltmektedir. Buna karşılık eğitimden yararlanmayanların sayısında bir azalma değil, artma olduğu ileri sürülmüştür.

Küreselleşmenin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel alandaki olumlu ve olumsuz yönleri bir arada bulunmaktadır.

İnsanlar, dünyanın başka bir ucundaki insanlarla anında görüşüp, onlarla her türlü bilgiyi paylaşmayı, ürünlerinden haberdar olmayı ve ticaret yapabilmeyi öğrenirken, bu süreçte gelişimini tamamlamış zengin ülkelerin, zayıf ülkeleri daha da zayıflatacağı endişesini de gün yüzüne çıkarmaktadır.

Küreselleşme bir yandan var olan iş alanlarının bir kısmını ortadan kaldırıp istihdamı olumsuz etkilerken, diğer yandan insanlara yeni iş fırsatları yaratmakta, işlerin farklı tarzda yapılma usullerini öğretmektedir. (3).

Evet, hızla yaşanan değişim rüzgârında farkında olmadan küreselleşirken bu süreç doğru yönetildiği takdirde hızlı değişim rüzgârında savrulmayıp, değişim milli menfaatler doğrultusunda yönetilebilir.

Yaşanan değişim sürecinin yönetilmesi için ülke içerisinde ülkeyi yönetmeye talip olan her kesim arasında akılcı bir beraberlik sağlanmalı, önce ülke menfaatleri göz önüne alınarak nefisler yenilmelidir. Önemli olanın işleri doğru yapmak olmadığı, asıl önemli olanın doğru işleri yapmadaki samimiyet olduğu kabullenilmelidir. Çünkü işin kendisi doğru değil ise yanlış işi doğru yapmanın milli menfaatlerimiz açısından hiçbir fayda sağlamayacağı unutulmamalıdır.

İnsanlar ve toplumlar, bir yandan bu sürecin olumlu yönlerini pekiştirip yaygın hale getirirken, diğer yandan olumsuz etkilerini en aza indirerek en yüksek faydayı sağlamaya çalışmalıdır.

Bu süreçte de milli menfaatleri koruma anahtarının eğitimde olduğunu düşünüyoruz. Bunun süreçte;

Vatandaşlarımızın eğitiminde insanlarımızı küresel tehdit karşısında olası risklere karşı vaziyet alabilecek bilişsel, duyuşsal ve devinişsel kazanımlarla yeterlik kazandırmalıyız.

Bu süreçte Bakanlığın tepede aldığı kararların yetmeyeceği, asıl önemli olanın uygulama sürecinde Atatürk’ün dediği gibi; “Hattı müdafaa yoktur. Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” Dediği üzere kurumlar bazında vatanın bütününde yaşanması gereken eğitimin değer ve beceri odaklı olması gereği yönünde risklere karşı uyanık bireyler yetiştirme hassasiyeti önemlidir. Bu açıdan kurumların salt sınav odaklı öğretim faaliyetleri yeniden sorgulanmalı, doğru işlerin yapılmasına hassasiyet ve samimiyet gösterilmelidir.

Okullar geleceğin işgücünü yetiştirecektir. Küreselleşen dünyada yarının insanından sadece iş değil, sosyal yaşama ilişkin sorumluluklar açısından da ciddi beklentiler olacağı, okulların, mesleki ve teknik eğitimin yanı sıra, moral ve etik eğitimi de önemsemeleri gerektiği göz ardı edilmeden hizmet içindeki öğretmenlerinde bu yönde iş başında eğitilmeleri yanı sıra öğretmen eğitim programının da revize edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. İnsanların ana dili dışında farklı lisanları anlaması ve konuşması geleceğin dünyasında önemli olacağı aşikâr olduğu yönüyle öğretmenlerin de bu yeterliğe kavuşmaları süreçte model olacakları açısından önemsenmelidir.

Bireylerin sorunları tek başlarına çözme yetenekleri yanı sıra daha önemlisinin işbirlikli süreci yaşarken öğrenmiş insanların daha başarılı olacağından hareketle takım elemanı olmayı öğrenen, bunun avantaj olduğu bilincinde, sorunların farklı alanlardan kazandığı bilgi, kavram ve yeteneklerin koordinasyonu ile çözümlenmesinin, gerçek başarının arkasında yatan en önemli yeterliğin, insanlar arasındaki iletişim başarısında olduğu yönüyle istikbalimizin teminatı olan çocuklarımızın, gençlerimizin sözlü ve sözlü olmayan iletişim becerilerinin iyileşmesi faaliyetlerinin, eğitimin uygulama sürecinde önemsenmesi gerektiği unutulmamalıdır. Bu açıdan il, ilçe ve her tür okul türü yöneticileri, öğretmenler ve müfettişlerin mesuliyetleri; nefsi değil neslin inşası açısından bakıldığında, yaşanması olası riskler açısından çok çok önemlidir.

Metin AKGÜN Maarif Müfettişi Eğitim 2023 Derneği Elazığ İl Temsilcisi

 
 
 
Etiketler: Küreselleşme, Süreci, Geleceğin, Eğitimi, Risklerimiz
Yorumlar
Diğer Yazılar
Eğitimde Yönetsel Körlük Kaynaklı Yanlışlarımız!
Çocuklarımızın Şahsiyet Kazanması İçin, Eğitim Şart!
Elazığ, Depremle Bir Arada Yaşamaya Mecbur Bir Şehirdir
Sorumluluk Sahibi Olmak…
İstikbalimizin Teminatı Gençler Risk Altında.
Salgın Sürecinde Eğitimimiz (!)
Eğitim İhmale Gelmez
Ulu Önder Atatürk'ü Minnet ve Şükranla Anıyoruz
Başkan Akgün’den Mevlid Kandili ve 29 Ekim Cumhuriyetin İlanı Mesajı...
Bizi Biz Kılan Değerlerden Koparılıyoruz.
Eğitim, Sadece ‘Akademik Öğrenme’ Değildir. (1)
Kaybettiğimiz Değer, “Nezaket…”
Malazgirt ve 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun
Toplumsal Kaosun Nedeni, Değerlerimizi Kaybedişimizdir…
Eğitimde Kaybettiğimiz Değerlerimiz (2)
15 Temmuz Demokrasi ve Milli, Birlik Günü
Eğitimde Kaybettiğimiz Değerlerimiz (1)
‘The Platform’ Filminin Ardından Nefsimizi Sorgularsak
Başkan Akgün’den Kadir Gecesi ve 19 Mayıs Mesajı...
Anamızın En Korunaklı, En Emin Olduğumuz Yerdir
Bilmeliyiz ki; “TÜRK” Sadece Bir Kavim Adı Değildir…
Koronavirüs Öncesi ve Sonrasını Değerlendirirsek…
Kovid-19 Salgınının Ekonomi Üzerindeki Etkileri
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır.”
Başkan Akgün’den; Yeni Yıl Mesajı
Farkında Olmadan ‘Şirk’e Kayıyoruz!
Refleks Tepkiler, Ağır Bedeller Ödetir…
Mesleki Eğitimde Paradigma Değişimi, Hayalin Alt Yapısıyla Başlar.
"Hocalı Soykırımı Unutulamaz!”
Tarifeli Uçağı Kaçırsanız Ne Hissedersiniz ?
“5N 1K” Uygulamasına Farklı bir Bakış…
Her Şey Mutlu Yarınlarımız için…
HOCALI’DA YAŞANANLAR UNUTULAMAZ!
Eğitime Bakış Açımızı Sorgulamalıyız…
Eğitim Sitemimiz “ERÖR” Veriyor…
Mesuliyetimiz, Mefkûremizin Derinliğidir…
Teknik Eğitim Yarınımızdır…
Toplumsal Yapıda Değişim, Kavramlarla Başlar.
Farkında mıyız? Bu Gün 24 Kasım Öğretmenler Günü…
“Neme Lazım Be Sultanım” Deme!
Eğitimde “Şiir” Önemlidir…
Çocuklarımızın Başarısız Olmasında Sebep Biz Olabilir miyiz?
İnsanın yaradılışındaki üç temel özellik ve EĞİTİM!
Kardeşliğin Doğduğu, Sevgi Dolu Bir Ramazan Olsun…
İnsan Olmak Önemli …
Çocuklarımızın Satırlarında 19 Mayıs…
Mavi Kurdele!
Cemreler Gönüllere Düşsün!
İnsan Olmak, İnsan Kalabilmek!
Nasihat…
İnsanın İnşası Mesuliyetimiz; Kriterlerimizi Doğru Seçmektir.
Mekke’nin Fethinin Maneviyatında 2016’ı Değerlendirmeliyiz!
Yarının Daha Güzel Olması İçin…
Bayramlar Fırsattır…
Tatilde Hikâyeler Anlatalım Çocuklarımıza!
Eğitim Tatilde de Devam Etsin!
Devlet…
Beraat Gecesi Samimiyet İster…
Cennetimiz Olan Annelerimizin Ellerinden Öpüyoruz.
Siyaset, Mesuliyettir!
Bağıranın Önüne Ot Atınca….
Toplumsal Çözülme Sürecine, Değer Eğitimi Odaklı Bakış!
Hocalı Soykırımından Günümüze!
Değerlerimizi Kazandırmadığımız Nesil Nereye Gider?
Toplumsal Değişim Yönetilebilmeli!
Özgürlük ve Adalet Kavramlarında Yaşanan İkilem…
M.Ö. 2000 Yıllarından Günümüze Yansıyan DUA!
Çocuklarımızı Eğitiyor muyuz?
Ekonomik Kalkınmanın Sağlam Temellere Oturması Sürecinde; İNSAN!
“SRC” EĞİTİMİ VE SINAVI YETERLİ Mİ?
Eğitim, Geleceği Kazanma Savaşıdır…
“İnovasyon” Hedefinde Yeni Nesil…(2)
“İnovasyon” Hedefinde Yeni Nesil…
“HANNAS”’IN VESVESESİ KISKACINDA BİZ!
Orta Doğuda Yaşanan Kaos…
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Anketler
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz ?
Arşiv
Modül 1


 

Haber Yazılımı