Yazı Detayı
02 Mayıs 2020 - Cumartesi 16:48 Bu yazı 200 kez okundu
 
Bilmeliyiz ki; “TÜRK” Sadece Bir Kavim Adı Değildir…
Metin AKGÜN
 
 

Koronavirüsün salgının yaşattığı, küresel kaosun etkilediği bir süreçte, “Türk” olmanın mesuliyetine müdrik oluşumuz,

 

Koronavirüs salgın Süreci yönetimindeki performansımız ve küresel boyutta insana verilen değerin merkez alan uygulama vizyonumuz ve bu yöndeki icramız yönüyle, küresel boyutta model olduğumuzun farkındalığı,

 

Koronavirüs salgın sonrası için tartışılan “Yeni Dünya Düzenine” dönük, kendi senaryosunu yazma ve oynama kararlığı ile de küresel mesaj vermedeki sağlam duruşumuzun farkındalığının sağladığı gönül rahatlığı içerisinde 3 Mayıs Türkçülük Gününü idrak ediyoruz.

Türküm, doğruyum, çalışkanım sözleri ile devam eden andımızı okuduk yıllarca İlköğretim okullarımızda, Türkün ne demek olduğunu, “TÜRK” kelimesindeki mana derinliğini, bireye yüklediği mesuliyetin tarihi derinliğini ve mesuliyetini kavratamadığımızın farkında olmadan…

 

“Türk” kelimesinin derin anlamını, töreyi, kültürel açıdan taşıdığı manadaki derinliği aktaramadığımızın mahkûmiyeti değil mi dünden bugüne yansıyan, yaşadığımız sosyal çözülmenin arka planındaki eğitimsel eksikliklerimiz…

 

Bu necip milletin İslamiyet öncesi “Budun” anlayışını, İslamiyet sonrasında devam eden, bütünü kucaklayan kültürel derinlikteki “Millet” anlayışını…

 

Anlatabilseydik bu necip milletin dünya medeniyetine sağladığı o derin katkıyı, İslâm’a hizmetin zirvesini nasıl yaşadığını, Resullah’ın (sav) övgüsüne neden mazhar olduğunu… Yaşamak zorunda kalır mıydık bugün yaşadığımız sosyal çözülmeyi, ayrışmanın getirdiği sıkıntıları, toplumsal çalkantıları…

 

Gerçekte zoolojinin bir terimi olan “Irk” kelimesinin, “millet” kavramını açıklamaya yetmeyeceğini anlatabilmeliyiz çocuklarımıza.

 

“Kavim” kelimesinin de; aynı anadan, aynı babadan üremiş, içine hiç yabancı karışmamış aynı kandan bir topluluk demek olduğundan hareketle, tarih öncesi zamanlarda bile, kavmiyetçe saf olmadıkları göz önüne alınarak, sosyolojik açıdan da; fertlerin, dünyaya gelirken sosyal bir nitelik taşımadıkları, yönüyle de, “Kavimci” anlayışın da “Millet” kavramını açıklamada yetersiz kalacağını,

 

Z.Gökalp’in, “…millet, ne ırkın, ne kavmin, ne coğrafyanın, ne politikanın ne de iradenin belirlediği bir topluluk değildir. Millet, dilce, dince, ahlakça ve güzellik duygusu bakımından ortak olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden oluşan, bir topluluktur. Türk köylüsü onu (dili dilime uyan, dini dinime uyan) diyerek tarif eder. Felekten de bir adam, kanca ortak olduğu insanlardan çok dilde ve dinde ortak olduğu insanlarla beraber yaşamak ister. Çünkü, insani karakterimiz bedenimizde değil, ruhumuzdadır.” (4). İfadesinin ilmi derinliğinin izahıyla çocuklarımızı aydınlatmamız gerektiğine dikkat çekeriz.

 

3 Mayıs’ın Taşıdığı Manayı Anlamak Gerek… Bilmeliyiz ki; “TÜRK” sadece bir kavim adı değildir…  

TÜRK; Bilge Kağan’ın aklı ve bilgeliğiyle donanmış, Kürşad’ın cesaretini almış ve İslam’la aydınlanmış, Hz. Peygamberin yüksek ahlakıyla şeref bulmuş yüksek karakterli bir duruştur.

 

TÜRK; Hoca Ahmet Yesevi’nin, Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Şeyh Edebali’nin açtığı kutlu yoldan giden alperence yaşama samimiyetidir.

 

TÜRK; Dün olduğu gibi bugün de kutsal vatan topraklarına göz diken Haçlı zihniyetine “dur” diyen Kılıçaslan gibi, “Küresel Eşkıyalara” dur diyen Arslanların adıdır.

 

TÜRK; Doğudan batıya, kuzeyden güneye aynı heyecanı duyan ve Trablusgarp’ta, Yemen’de, Çanakkale’de vatan için, bayrak için, din için omuz omuza gülerek ölüme gidenlerin adıdır.

 

TÜRK; Ecdadın dün “İ’la-yı Kelimetullah”, “Kızılelma” ülküsü istikametinde yaşadıkları gibi, bugün de aynı ülkü, “Kızılelma” hedeflerine tereddütsüz yürüyen Suriye’de, Libya’da mazlum ve mağdurların yanında yer alma mesuliyetine müdrik olanların adıdır.

 

TÜRK; Küresel eşkıyaların, yaşattıkları mağduriyetler nedeniyle yok olmamak için, kapısına gelen, kendine sığınanlara “Ensar” olma samimiyetini fütursuz yaşananların adıdır.

 

TÜRK; Sakarya’da, Dumlupınar’da ve Kocatepe’de yedi düvele meydan okuyan ruhtur.

 

TÜRK; milli çıkarları şahısların üstünde tutan, milli mukaddesata ve geçmişe saygı gösteren, görev ahlakı yüksek, haksızlıklarla savaşta korkusuz mücadele edenlerin adıdır.

 

Türkçülük fikir akımı, Osmanlı Devletinin yaşadığı çöküş ve dağılma döneminde yok olmanın eşiğinde bir milletin var olma mücadelesinin adıdır…

 

Bir milleti kendisi olmaktan vaz geçirmek, onu kendisi olmaktan utanmasını sağlamakla başlar. Bu sosyolojik ve psikolojik oyun, dün de oynandı, bir milletin istikbali olan fertleri, böyle basit bir uzağa dün de düştü, küresel eşkıyalar yarın içinde durmadan çalışıyorlar.

 

Türküm demekten utanmanın geçer akçe görüldüğü günler dün de yaşandı… 1944’lerde Sovyetler Birliğine şirin görünmek adına, Türküm diyenlere reva görülenler unutulmadı hafızalarda…

 

Bu aziz millet, 3 Mayısta, o gün, o güzel insanların sayesinde gafletten uyanmış, birilerinin taşıdığı maskelerin arkasındaki o yüzleri görmüş, maskeleri aralamış, dostunu, düşmanını tanımış ve tanıtmıştı herkese…

 

Bugün de, Küresel eşkıyaların ittifak saldırılarıyla âdeta Sırat Köprüsü’nden geçer misali, siyasi-askeri ve iktisadi alandaki var oluş mücadelemiz devam etmektedir.

 

Bu nedenle; birlik ruhumuzu yeniden tesis etmemiz, Türk milletine ve insanlığa önderlik edecek bir hamleyi başlatmamız elzemdir.

 

Dünyada ve çevremizde meydana gelen gelişmeler, küresel eşkıyaların tertip, tuzak ve faaliyetlerini görmek, Türküm diyen ve Türk olmaktan utanmayan herkese, tarihi bir mesuliyet, önemli bir görev yüklemektedir.

 

O açıdan, bu gün de “3 Mayıs Türkçülük” günü, toplumsal şuurlanma açısından önem arz eder…

 

Bu gün; toplumsal açıdan bir ayrışma değil, birleşme, ötekileştirme değil, kültürel manada birlik ve beraberliğin sağlanacağı ve milli bir şuur kazanmanın başlangıcı olmalıdır.

 

Bu duygular içinde, Aziz Milletimizin ve bu davaya gönül veren herkes için büyük anlamlar taşıyan “Türkçülük Günü” nü kutluyoruz.

 

Maarif Müfettişi  Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin AKGÜN

 
 
 
Etiketler: , Bilmeliyiz, ki;, “TÜRK”, Sadece, Bir, Kavim, Adı, Değildir…, ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Eğitimde Yönetsel Körlük Kaynaklı Yanlışlarımız!
Çocuklarımızın Şahsiyet Kazanması İçin, Eğitim Şart!
Elazığ, Depremle Bir Arada Yaşamaya Mecbur Bir Şehirdir
Sorumluluk Sahibi Olmak…
İstikbalimizin Teminatı Gençler Risk Altında.
Salgın Sürecinde Eğitimimiz (!)
Eğitim İhmale Gelmez
Ulu Önder Atatürk'ü Minnet ve Şükranla Anıyoruz
Başkan Akgün’den Mevlid Kandili ve 29 Ekim Cumhuriyetin İlanı Mesajı...
Bizi Biz Kılan Değerlerden Koparılıyoruz.
Eğitim, Sadece ‘Akademik Öğrenme’ Değildir. (1)
Kaybettiğimiz Değer, “Nezaket…”
Malazgirt ve 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun
Toplumsal Kaosun Nedeni, Değerlerimizi Kaybedişimizdir…
Eğitimde Kaybettiğimiz Değerlerimiz (2)
15 Temmuz Demokrasi ve Milli, Birlik Günü
Eğitimde Kaybettiğimiz Değerlerimiz (1)
‘The Platform’ Filminin Ardından Nefsimizi Sorgularsak
Başkan Akgün’den Kadir Gecesi ve 19 Mayıs Mesajı...
Anamızın En Korunaklı, En Emin Olduğumuz Yerdir
Koronavirüs Öncesi ve Sonrasını Değerlendirirsek…
Kovid-19 Salgınının Ekonomi Üzerindeki Etkileri
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır.”
Başkan Akgün’den; Yeni Yıl Mesajı
Farkında Olmadan ‘Şirk’e Kayıyoruz!
Refleks Tepkiler, Ağır Bedeller Ödetir…
Mesleki Eğitimde Paradigma Değişimi, Hayalin Alt Yapısıyla Başlar.
"Hocalı Soykırımı Unutulamaz!”
Tarifeli Uçağı Kaçırsanız Ne Hissedersiniz ?
“5N 1K” Uygulamasına Farklı bir Bakış…
Her Şey Mutlu Yarınlarımız için…
HOCALI’DA YAŞANANLAR UNUTULAMAZ!
Eğitime Bakış Açımızı Sorgulamalıyız…
Eğitim Sitemimiz “ERÖR” Veriyor…
Mesuliyetimiz, Mefkûremizin Derinliğidir…
Teknik Eğitim Yarınımızdır…
Toplumsal Yapıda Değişim, Kavramlarla Başlar.
Farkında mıyız? Bu Gün 24 Kasım Öğretmenler Günü…
“Neme Lazım Be Sultanım” Deme!
Eğitimde “Şiir” Önemlidir…
Çocuklarımızın Başarısız Olmasında Sebep Biz Olabilir miyiz?
İnsanın yaradılışındaki üç temel özellik ve EĞİTİM!
Kardeşliğin Doğduğu, Sevgi Dolu Bir Ramazan Olsun…
İnsan Olmak Önemli …
Çocuklarımızın Satırlarında 19 Mayıs…
Mavi Kurdele!
Cemreler Gönüllere Düşsün!
İnsan Olmak, İnsan Kalabilmek!
Nasihat…
İnsanın İnşası Mesuliyetimiz; Kriterlerimizi Doğru Seçmektir.
Mekke’nin Fethinin Maneviyatında 2016’ı Değerlendirmeliyiz!
Yarının Daha Güzel Olması İçin…
Bayramlar Fırsattır…
Tatilde Hikâyeler Anlatalım Çocuklarımıza!
Eğitim Tatilde de Devam Etsin!
Devlet…
Beraat Gecesi Samimiyet İster…
Cennetimiz Olan Annelerimizin Ellerinden Öpüyoruz.
Siyaset, Mesuliyettir!
Bağıranın Önüne Ot Atınca….
Toplumsal Çözülme Sürecine, Değer Eğitimi Odaklı Bakış!
Hocalı Soykırımından Günümüze!
Değerlerimizi Kazandırmadığımız Nesil Nereye Gider?
Toplumsal Değişim Yönetilebilmeli!
Özgürlük ve Adalet Kavramlarında Yaşanan İkilem…
Küreselleşme Süreci, Geleceğin Eğitimi ve Risklerimiz!
M.Ö. 2000 Yıllarından Günümüze Yansıyan DUA!
Çocuklarımızı Eğitiyor muyuz?
Ekonomik Kalkınmanın Sağlam Temellere Oturması Sürecinde; İNSAN!
“SRC” EĞİTİMİ VE SINAVI YETERLİ Mİ?
Eğitim, Geleceği Kazanma Savaşıdır…
“İnovasyon” Hedefinde Yeni Nesil…(2)
“İnovasyon” Hedefinde Yeni Nesil…
“HANNAS”’IN VESVESESİ KISKACINDA BİZ!
Orta Doğuda Yaşanan Kaos…
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Anketler
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz ?
Arşiv
Modül 1


 

Haber Yazılımı